az yazılan bir günce.
Gezi
Asker Yemeği
6 Ağu
Bir çok adetin anlamsız olduğunu düşünürüm. Ama hepsininde bir amacı var aslında. Askerlik geldi çattı. Bi kaç güne yeşilleneceğiz. Bunun arefesinde bizim buralarda askerin arkadaşlarına yemek verilir. Ben yakındaki arkadaşları topladım izmir’e. Sağolsunlar işi gücü bırakıp geldiler. Sabah 525 otobüsüne bindiğimizde çok ilginçtir otobuste sadece türk biz vardık. Geriye kalan herkez güney koreli gençlerdi. Bi anda etrafımız japonlarla doluverdi. Aramızda ilginç çat pat diyaloglar geçti. Sıcak kanlı insanlarmış.
Önce yapılan plana göre ancamların kır evine gidilip bahçesinde mangal yakılıp takılacaktık ama. Son anda oranın maalesef dolu olması bizi başka bi mekan arayışına sürükledi. Bu arada öncelikle araba kiralamayı düşündük ama günlerden pazar olduğu için hiç bi yerde araba kalmamıştı. Rotayı sadık mekanımız eski foçaya çevirdik. Kanki, Devo, Zafer, Abim, Murat ve ben toplam 6 kişi olmuştuk. Saat 6 gibi vardık Foça’ya. Önce ilk kez gelenler için kısa bi tur attık. Sonrada biraz denize girerlim dedik ve daldık sulara. Sonra güzel bi mekan bulduk ve çöktük. Saat 10 gibi kalktık mekandan ve dolanmaya başladık. Sahile oturduğumuzda devrim yüzmeye başladı. Sonra bizimde kanımıza girdi. Ama gerçekten gece denize girmek çok değişik bi duygu. Çok güzeli
Daha sonra gece 12 buçuk otobüsü ile izmire döndük. Asker yemeğine benle olan dostlara teşekkür ederim. Uzakta olupta gelemeyenlerde yanımızda olsa daha güzel olacaktı.
Gölcükte Çadır Keyfi
30 Haz
Bizim Ödemiş’in serinlemek için çıkılan tek yaylası Bozdağ’ın üzerindeki Gölcük. Isparta’nın göllerinin yanında gerçekten adı gibi Gölcük geliyor ama gerçekten çok güzel yeşillikler içinde bir köşe. Kankim aradı pazar gel Gölcüğe çıkalım diye. Ben ve Devrim atladık pazar sabahı zar zorda olsa varabildik Ödemiş’e. 4 gibi çıktık Gölcüğe.
Su baya bi çekilmiş. Yazları çekilirdi ama bu yaz biraz daha fazla çekilmiş doğal olarak. Genede tüm güzelliği üzerinde.
Yeşillikler arasında o yükseklikte insanın ciğerlerine bayram ettiriyor. Biraz çadır bulma telaşı yaşadık başta ama daha sonra o problemide çözdük. Kıyıda güzel gözlemelerden atıştırıp karnımızı dindirdikten sonra devrimi yolcu ettik. Nişan olduğu için o akşama kalamadı. Çok şey kaçırdığını bile bile istemeyede olsa gitmek zorunda kaldı. Daha sonra kankiyle gölün etrafında turladık biraz. Akşam ettik. Akşam göl kenarına bi masa attık ve mangalı kurarak ay ışığı altında göl manzarasında gece 2yi ettik. Sonrada yattık. SAbah erken kalkacaktık. Önce üşürüz diye korktuk ama çadırın içi gayet iyiydi. Sabah insan o kadar dinç kalkıyorki saat 7ye gelmeden ayaktaydım. Bunda birazda kankinin horlamalarının da etkisi var tabi
Çok güzel bi gölcük gezisi oldu bizim için. Bunu her yıl tekrarlamakta fayda var. FOTOLAR >>
Birden Ödemiş’teyim
23 Haz
Sınavlardan fırsat bi günlüğüne de olsa İzmir’e gideyim dedim. Fakat İzmir’e gidince bi işim çıktı ve o gittiğim bi günlüğü Ödemiş’te geçirdim. İyikide gitmişim diyorum. Öğlen vakti vardığım ödemişte önce kankilerin dükkanına uğradım çünkü artık kanki dükkanlarında ikamet etmekteydi. Orda yoğurtsuz
bi ödemiş köfte yedikten sonra zaferle tavla atmaya gittik[Bit pazarına]. Bu arada mehmet geldi. Muhabbetten zafer tavlada yaşayacağı hezimetten kurtardı kendini
. Sonra kompir pazarında birer denk kahve(!) içtikten sonra Ayşegül’le öğretmen evinde buluştuk. Sonra izmir pidede ödemiş pidesi yani töngül pide yedik. Daha sonra benim görmediğim yeni yapılan kültür parka gittik. Bi tur attıktan sonra izmir’e dönüş. Ödemişte çok güzel bir gün geçirdim. Duyduğum bazı şeyler beni çok şaşırttı, bazıları çok sevindirdi, uzun zamandır görmediğim dostlarla olmak en güzelide bu ![]()
Kultak ve cenneten bir köşe Akbük
18 Haz

Zeytin yağı almak için Ören yakınlarındaki Kultak köyüne doğru Nusret hocam ben, Özkan, Günay ve Kultaktan Ufuk’la beraber öss sonrası yola çıktık. Kultak’a giderken Günayların köyünede uğrayarak yola devam ettik. Köye vardığımızda Ufuğun ailesi bize çok güzel bir sofra hazırladılar. Çiçek dolmasında, sokkan balığına kadar hepsi çok güzeldi. Sonra biraz kavde oturduktan sonra yakındaki Akbük koyuna yola çıktık. Yol tam bir felaket. Doğası bozulmasın diye yolunu yapmadıkları anlaşılıyor. Yapmamalarıda ii olmuş. Çünkü Akbükte ne bir ne bir beton ev nede otel hiçbir şey yok. Tamamen doğal bir ortam. Koyun iç kısmından azmak denilen yerden birde kaynak suyu çıkıp denize karışıyor. Ama kestane olayı kötü :s. Suyuda acayip tuzlu öyleki suyun altında bi kaç saniye bile kalamıyorsun. Akbük tarafına yolu düşenlerin mutlaka uğrayıp görmesi gereken bi yer. Gökova körfezinin çok güzel yerlerinden bi tanesi. Bodrum – Akyaka’nın tam ortasına denk geliyor. Ören’e 15 km mesafede. Bi iki saat takıldıktan sonra tekrar kultağa dönüp zeytin yağlarını alarak Milas’a dönüdük. Dönüşün en kötü tarafı oraların baya serin olmasına rağmen Milas’a geldiğimizde yaprak bile kıpırdamıyordu :s
Fotolar >>
Piknik Günü : “Su Çıkan”
13 May
Havalar ısındı şehir dışına atmalar başlıyor artık her fırsatta. Gerçi soğukkende pek duramıyordum ama sıcakta evin içinde oturmak hiç çekilmiyor. Uzaklara gidemesemde yakın yerlere sıksık gidebiliyorum. Cumartesi günüde Nsret hocalarla pikniğe gittik. Su Çıkan diye bi yer. Karacahisar köyü civarında bi dere kenarına. Adı gibi gittiğimiz yerde belli noktalrdan su çıkmakta. Tabiki küresel ısınmanın etkisi burayıda vurmuş durumda. Çünkü suyun seviyesi baya düşüktü. Önceki aktığı yerlerde bıraktığı izlerden yarı yarıya az aktığı belli. Önce pek beğenmedik ama sonra iyi bir yer bulup oraya yerleşince içimize sindi. Kahvaltı dahil bi piknik olduğu için biraz erken gitmiştik. Öğle yemeginde ise mangalda çipura ve tavuk vardı. Yemekten sonra ilerde şelale olduğunu öğrendik ve o tarafa doğru kısa bi yürüyüş yaptık. Hafif yapay olan şelaleyide gezdikten sonra akşam olmak üzereydi zaten ve dönüş…